Buğra Milat - Büyük Şehir
06 Mayıs 2008 16:26 | BFGroup | 0 fav | 0 yorum
| etiket:
buğra milat
,
buğra milat - büyük şehir
,
büyük şehir
,
lirik
(Bölüm 1)
İstanbul büyük şehir, her tarafta ayrı dert,
Parası olmayan ezildi, söylesene kimdi mert,
Yorgun düşmüş bedenler, ter kokar, acıyı kert,
Geçim sıkıntısı darda olana yaşam hayli sert.
Taşı toprağı altın değil, basma sende yanarsın,
Paran yoksa saygı yok, dostun yok ki kanarsın,
Milyonlarca insan yanında, ancak sen tek kalırsın,
İstanbul kimine zevksin, kimine ise şamarsın.
Direksiyon başında taksici, ev geçindirir,
Cami avlusunda bebek, anne nerdedir,
Kadın sokakta yürürse taciz olur derdidir,
Kaptı kaçtı kol gezer, sokaklarsa mermidir.
Sokaklarla tanışma yaşı en geç dördü bulur,
Selpak simit satılır, ekmek parası medet olur,
Her gün çile para yoksa sence gözde yaş mı kurur,
Cinnet geçiren yaşam köprülerde son bulur.
-Nakarat-
Çileli yolları aşındır, durma sende haydi gel,
Rahat yaşam kalmadı, gözyaşıysa oldu sel,
Ben Allaha sığındım, insanoğlu paraya kul,
Ne zaman ne olacağı belli olmaz bunun adı İstanbul.
(Bölüm 2)
Boğazımın manzarasında gecekondu yaşamlar,
Öte tarafta müzik sesi, eğleniyor insanlar,
Gece yolda yürürsen, haraca tabi tutarlar,
Bir kaç kurda kurban gider süründeki koyunlar.
Kaldırımda yayayı ez trafikse rezalet,
Otobüste taciz var sapıklarsa hayalet,
İçindeki sorumsuzluk, durma haydi idam et,
Sokaklarda yürünmüyor adım başı kıyamet.
Üsküdar’ın göbeğinde kayboldu gençliğim,
Bu şehir erken yaşlandırır, dersinki nerdeyim,
Sigara izi bedeninde, format almaz belleğin,
Hırsızlıkla, tecavüzle, üstümüze gelmeyin.
Televizyonda beyni yıka, adım başı moron var.
Ekranın başındaydı, aile içi girdaplar.
Lüks hayatı lanse etti, sağlı sollu kameralar,
Metropolitanın içinde marjinaldir yaşamlar.
İstanbul büyük şehir, her tarafta ayrı dert,
Parası olmayan ezildi, söylesene kimdi mert,
Yorgun düşmüş bedenler, ter kokar, acıyı kert,
Geçim sıkıntısı darda olana yaşam hayli sert.
Taşı toprağı altın değil, basma sende yanarsın,
Paran yoksa saygı yok, dostun yok ki kanarsın,
Milyonlarca insan yanında, ancak sen tek kalırsın,
İstanbul kimine zevksin, kimine ise şamarsın.
Direksiyon başında taksici, ev geçindirir,
Cami avlusunda bebek, anne nerdedir,
Kadın sokakta yürürse taciz olur derdidir,
Kaptı kaçtı kol gezer, sokaklarsa mermidir.
Sokaklarla tanışma yaşı en geç dördü bulur,
Selpak simit satılır, ekmek parası medet olur,
Her gün çile para yoksa sence gözde yaş mı kurur,
Cinnet geçiren yaşam köprülerde son bulur.
-Nakarat-
Çileli yolları aşındır, durma sende haydi gel,
Rahat yaşam kalmadı, gözyaşıysa oldu sel,
Ben Allaha sığındım, insanoğlu paraya kul,
Ne zaman ne olacağı belli olmaz bunun adı İstanbul.
(Bölüm 2)
Boğazımın manzarasında gecekondu yaşamlar,
Öte tarafta müzik sesi, eğleniyor insanlar,
Gece yolda yürürsen, haraca tabi tutarlar,
Bir kaç kurda kurban gider süründeki koyunlar.
Kaldırımda yayayı ez trafikse rezalet,
Otobüste taciz var sapıklarsa hayalet,
İçindeki sorumsuzluk, durma haydi idam et,
Sokaklarda yürünmüyor adım başı kıyamet.
Üsküdar’ın göbeğinde kayboldu gençliğim,
Bu şehir erken yaşlandırır, dersinki nerdeyim,
Sigara izi bedeninde, format almaz belleğin,
Hırsızlıkla, tecavüzle, üstümüze gelmeyin.
Televizyonda beyni yıka, adım başı moron var.
Ekranın başındaydı, aile içi girdaplar.
Lüks hayatı lanse etti, sağlı sollu kameralar,
Metropolitanın içinde marjinaldir yaşamlar.
